Güneş Işığı
Bu tür, o taze yeşil rengini koruyabilmek ve dallarının cılızlaşmasını önlemek için tam güneş tutkunudur. Günde en az 6 saat doğrudan güneş ışığı, yaprakların daha sıkı ve gövdenin daha kalın olması için kritiktir. İç mekanda bakılacaksa, evin en bol ışık alan güney veya batı penceresi en sağlıklı noktadır. Işığın yetersiz kaldığı loş ortamlarda bu tür, yaprak aralarını açarak ışığa doğru sağlıksız bir şekilde uzar (etiyolasyon) ve dalları zayıflayarak aşağı doğru sarkmaya başlar. Yaz aylarında açık havada, doğrudan güneş altında ve rüzgar alan bir noktada bulunması, bitkinin o heybetli "ağaç" karakterini kazanmasını sağlar.
Soğuk - Sıcak Dengesi
Gerçek bir savan yerlisi olan bu tür, gelişim döneminde 25-35°C ve üzerindeki yüksek sıcaklıklarda adeta coşar. Sıcak ve kuru hava, bu türün en sevdiği iklimdir; kuruluğa karşı direnci ise efsanedir. Soğuğa karşı oldukça hassastır; sıcaklığın 10°C’nin altına düşmesi gelişimini durdurur ve bitkinin yaprak dökmesine neden olabilir. Don olayları, etli dallarını ve su dolu yapraklarını saniyeler içinde geri dönülemez şekilde dondurabilir. Bu sebeple kışın mutlaka don riskinden uzak, aydınlık, nemsiz ve ılık bir iç mekanda kışlatılmalıdır. Kış uykusu boyunca sulama minimuma indirilmeli, toprağın tamamen kuruduğundan emin olunmadan asla su verilmemelidir.
Sulama ve Toprak
Daha kuru toprak ve seyrek sulamadan hoşlanır. Aşırı sulamadan kaçınmakla birlikte drenajlı bir toprak türü tercih edin. Mevsimler arası geçişleri göz ardı etmeyin. Toprak nemine dikkat edin ve parmağınız yada ince bir çubuk yardımıyla kontrol edin. Aşırı sulama, yaprak çürümesi ve lekelenmeye sebep olur. Kum , perlit ve torf karışımları ya da kaktüs-sukulent için hazırlanan toprak tercih edin. Kullanılan saksının altında fazla suyun atılması içinde delikleri olmalıdır. Çünkü saksının içinde biriken su, kökleri çürütebilir ve hava akışını bozar.